| Bu makale, Ebû Nasr el-Fârâbî’nin mutluluk (saʿâdet), erdem, akıl ve erdemli şehir anlayışını temel alarak “Fârâbîci Felsefi Danışmanlık” (FFD) adını taşıyan özgün bir felsefi danışmanlık yaklaşımının imkânını tartışmaktadır. Çalışmada önce Fârâbî’nin insani yetkinleşme felsefesinin ana unsurları –gerçek mutluluk, dört erdem alanı (nazari, fikrî, ahlaki ve ameli erdemler), akıl–irade ilişkisi ve erdemli şehir/ toplum tasavvuru– ortaya konmakta; ardından bu çerçevenin felsefi danışmanlık bağlamına nasıl uyarlanabileceği ele alınmaktadır. Bu amaçla, teleolojik yönelim, aklî–erdemli gelişim, bütüncül insan tasavvuru, akıl–irade uyumu, bilginin eyleme önceliği, toplumsal bağlılık ve danışmanın rehberlik rolü gibi ilkeler etrafında aşamalı bir FFD modeli önerilmektedir. Kuramsal tartışmayı somutlaştırmak için, varoluşsal kaygı, kişilerarası çatışmalar, mesleki etik ikilemler, kayıp ve yas, kötü alışkanlıklar gibi güncel danışma konularını içeren kurgusal vakalar üzerinden FFD’nin uygulanışına dair örnek diyaloglar sunulmaktadır. Çalışmanın ikinci kısmında FFD, Sokratik felsefi danışmanlık, Mantık Temelli Terapi, varoluşçu/logoterapi ve Stoacı danışmanlık yaklaşımlarıyla karşılaştırılarak ortak yönler, ayrışan noktalar ve olası tamamlayıcılık imkânları tartışılmaktadır. Makale, Fârâbî’nin akıl ve erdeme metafizik bir temel kazandıran bütüncül yetkinleşme vizyonunun, bireysel iyi oluşu toplumsal adalet ve erdemli topluluk idealiyle irtibatlandırması bakımından çağdaş felsefi danışmanlık yaklaşımlarını zenginleştirebileceği sonucuna varmaktadır. Bununla birlikte, FFD’nin modern çoğulcu bağlamlara uyarlanmasında metafizik unsurların yorumu, danışman rehberliği ile danışan özerkliği arasındaki dengenin korunması gibi sınırlılık ve zorluk alanlarına da işaret edilmektedir |